Ürdünlüler iftar yemeğini paylaştıkları “hayır tabağı” geleneğini yaşatmaya çalışıyor

Ürdünlüler ramazan ayında komşularıyla karşılıklı iftar yemeğini paylaştıkları “hayır tabağı” geleneğini yeni nesillere aşılıyor.

İslam dünyasının birçok ülkesi gibi Ürdün de ramazan ayına has gelenek ve göreneklere sahip. Bu geleneklerden bazıları yıllar geçtikçe unutulmuş, bazıları ise zamana direnmeye devam ediyor.

Ürdünlüler, hazırladıkları iftar yemeğinden bir tabağı komşularıyla, bazen de tanımadıklarıyla karşılıklı paylaşarak sofralarını bereketlendiren, insanlar arasında merhamet ve muhabbeti artıran geleneğe “hayır tabağı” ismini veriyor.

“Toplumsal dayanışmaya katkı sağlıyor”

Başkent Amman’da yaşayan 35 yaşındaki Merve Beni Hezil, şehirlerde kısmen unutulmuş bu ramazan geleneğini yaşatmak için sosyal medyada bir girişim başlattı.

AA muhabirine konuşan Hezil, “Ramazan ayında iftar yemeklerimizi paylaştığımız hayır tabağı geleneği, başkalarını da düşünme yetisi kazandırırken, toplumsal dayanışmaya katkı sağlıyor. İftar yemeği yalnızca aileler için değil, diğer insanlar için de hazırlanıyor.” dedi.

Geleneğin şehirlerde özellikle Kovid-19 salgını sonrası ve insanların kendi meşguliyetlerine dalmaları nedeniyle unutulmaya yüz tuttuğunu söyleyen Hezil, bu nedenle canlandırmayı istediğini, hatta 2019’da bu gelenekle alakalı bir hikaye yazarak duyurmaya çalıştığını belirtti.

Hezil, hikayede, tabağın ağzından bu geleneğin yeni nesillere anlatıldığını söyledi.

“Yemeklerimizi paylaşmak, sevgi ve iyiliği artırıyor”

Geleneğe sahip çıkanlardan biri de 33 yaşındaki ev hanımı Yusra er-Ramhi.

Ramhi, “İnsanların yaptığım yemeklerin tadına bakmasını için hayır tabağıyla paylaşıyorum. Yemeklerimizi paylaşmak, sevgi ve iyiliği artırıyor.” dedi.

Ramhi, ayrıca yemeği yalnızca tanıdıklarıyla değil tanımadıkları kişilerle de paylaştıklarını dile getirdi.

Sosyoloji uzmanı ve araştırmacı Hüseyin Huzai de konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Maalesef şehirleşmeyle ve insanların yalnızlaşmasıyla bu gibi geleneklerin yok olmaya başladığını görüyoruz. Bunlar yeni nesil tarafından pek bilinmiyor. Eskinin iyi adetlerinin bilinmesi, komşuluk bağlarının güçlendirilmesi için bu gibi girişimler önemli.”

Huzai, Hezil’in başlattığı bu gibi girişimlerin yeni nesilleri bilinçlendirmek, onları iyilik yapmaya özendirmek, toplumsal dayanışmayı yaymak için önemli olduğuna dikkati çekti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*